Pompeo İşgal Altındaki Filistin Topraklarına Neden Gitti?

Donald Trump döneminde Siyonist rejimin lehine benzersiz girişimlerde bulunan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, bu bağlamda önemli rol üstlenmiş ve İsrail rejiminin Washington'un müttefiği olan Arap ülkelerince tanınması için yoğun çaba sarf etmiştir. 

Görüntülenme: 105 Tarih: 26 Ağustos 2020 02:43
Pompeo İşgal Altındaki Filistin Topraklarına Neden Gitti?

Donald Trump döneminde Siyonist rejimin lehine benzersiz girişimlerde bulunan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, bu bağlamda önemli rol üstlenmiş ve İsrail rejiminin Washington'un müttefiği olan Arap ülkelerince tanınması için yoğun çaba sarf etmiştir.

Bu doğrultuda ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo bölge turuna başladı ve ilk durak olarak işgal altındaki Filistin topraklarına gitti. Siyonist rejimin üst düzey yetkilileriyle görüşen Pompeo, İsrail rejimi-BAE ilişkilerinin normalleşmesi, İsrail'in Arap  ülkelerince tanınması sürecinin sürmesi ve İran tarafından iddia edilen tehditler hakkında görüş teatisinde bulundu. Pompeo bu görüşmelerin ardından twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Beyaz Saray'ın işgal rejimine yönelik desteğinin ciddiyetle süreceğini kaydetti.
Siyonist rejim Başbakanı Benyamin Netanyahu ile görüşmesine değinen ABD Dışişleri Bakanı şöyle yazdı: "İran'ın bölgede istikrarsızlaştırıcı girişimlerine karşı koymak, Amerika ve İsrail'in karşı karşıya olduğu ortak meseleler ve de Abraham Anlaşması çıkarları hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Her zamanki gibi, ABD'nin İsrail'in güvenliğine yönelik taahhüdü sarsılmazdır."
Abraham Anlaşması, Trump'ın korsan rejim İsrail ve BAE ilişkilerinin normalleşmesine taktığı isimdir. 
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da göreve başlamadan sonra, dış politika alanında birçok tartışmalı girişime imza atmıştır. Bunlardan biri, İsrail rejimini kayıtsız şartsız destekleme ve ABD'nin eski başkanlarının yapmaktan kaçındıkları eylemlerde bulunmaktır. 
Nitekim bu bağlamda, Kudüs kentini işgal rejiminin başkenti ve Golan Tepeleri'nin işgal topraklarına ilhakını tanıdı; daha sonra Siyonist rejim için benzerine rastlanmayan imtiyaz ve menfaatler sunan ve  fakat Filistinlilerin kesin haklarını gözardı eden Yüzyılın Anlaşması planını sundu ve en son olarak da Batı Şeria'nın bazı bölgelerini işgal altındaki Filistin topraklarına ilhakına yeşil ışık yaktı.
Beyaz Saray en son adımda da, ABD'nin müttefiği sayılan Arap ülkelerini işgal rejimini tanıyıp, bu rejim ile siyasi ve ekonomik münasebetler kurmaya özendirmek için durmadan çalışıyor. Fars Körfezi'nin kıyısındaki Arap ülkeleri, Washington'un bu doğrultudaki hedefinin ilk aşamasını teşkil ediyorlar. Bu bağlamda BAE, işgal rejimi ile ilişkilerini normalleştirme kararı alan ilk ülke oldu. Trump'ın katılımıyla 17 ağustosta Beyaz Saray'da düzenlenen merasimde, Birleşik Arap Emirlikleri'nin, Siyonist rejim ile resmen diplomatik ilişki kuracağını açıklandı.
Amerikalı uzman Randy Nord, İsrail-BAE anlaşmasının Filistinlilerin sırtına saplanmış büyük bir hançer olduğunu belirtti.
Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileri, bu girişimlerinden sonra, ABD tarafından kendilerine yönelik uygulanan çok gelişmiş silah satışları ile ilgili kısıtlamaların kalkacağını zannediyordu. BAE ayrıca, Netanyahu'nun Batı Şeria'nın bazı bölgelerinin işgal topraklarına ilhak planını askıya almayı kabul ettiğini iddia ettiler.
Ancak zaman ilerledikten, her iki düşünce ve iddianın doğru olmadığı gün yüzüne çıktı. Netanyahu, Batı Şeria'nin ilhak planının askıya alınmasını reddederek, İsrail'in F-35 savaş uçaklarının BAE'ye satılmasına ilişkin itirazının sürdüğünü açık şekilde dile getirdi.
Netanyahu, ABD'nin İsrail'in askeri üstünlüğüne bağlı olduğunu, nitekim geçen senelerde de Ürdün ve Mısır ile yapılan barış anlaşması döneminden itibaren aynı işi yaptığını ve kuşkusuz aynı yaklaşıma devam edeceğini vurguladı.
Böylece, Donald Trump yönetiminin BAE'ne F-35 savaş uçaklarının satışıyla ilgili verdiği sözün boş olduğu ortaya çıkmış oldu. Beyaz Saray, bazı Arap ülkelerine bir takım vaatlerde bulunarak, onları Siyonist rejim ile ilişkileri normalleşmeye teşvik ederken, ABD'deki Siyonist lobi, bu vaatlerin gerçekleşmesine izin vermiyor.
Pompeo işgal toprakları ardından Sudan, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne giderek bu ülkeleri korsan rejim ile ilişkileri normalleştirmeye ikna etmeye çalışacaktır.

parstoday

Yorumlar