Siyonist Rejim Ateşle Oynuyor (Analiz)

Siyonistlerin her gün Mescid-i Aksa'ya yönelik baskın ve saldırılarına karşı Filistinlilerin yanıtları, operasyon olarak yeni bir aşamaya geçtiği ve son haftalarda işgal topraklarının içinde 5 operasyonun benzersiz bir şekilde gerçekleştiği bir sırada, Siyonist rejim İsrail, Batı Şeria ve Beytül-Mukaddes'te ABD Başkanı Jeo Biden'in işgal altındaki Filistin topraklarına ziyareti eşiğinde 5 bin yeni yerleşim birimi inşa etme kararı aldığını duyurdu. 

Görüntülenme: 133 Tarih: 09 Mayıs 2022 12:11
Siyonist Rejim Ateşle Oynuyor (Analiz)

Bu kararın açıklanması, bir kez daha Siyonist rejim yönetimi ile yerleşimcilerin, kendi aralarında görev paylaşımına gittiklerini gösteriyor. Bu görev paylaşımı uyarınca, Siyonistler, Mescid-i Aksa'yı aşamalı olarak yok etmeyi üstlenirken, Siyonist rejim de, yerleşimcilere yerleşim birimleri inşa etmeyi ve onları siyasi ve toplumsal olarak destekleme ve güçlendirmeyi takip ediyor. Ayrıca bu kararın Biden'in yapacağı ziyaret öncesi açıklanması, Siyonist rejimin Biden ve Demokrat Parti'yi daha önce Cumhuriyetçi Parti ve Donald Trump'ın izlediği rotaya yönlendirmek peşinde olduğunu ve ABD'yi iki devletli çözüm politikasından uzaklaştırmaya çalıştığını gösteriyor.

AB, BM ve Rusya'nın diğer üç üyesini teşkil ettiği 4'lü komitenin üyesi olan ABD, komitenin diğer üyeleriyle birlikte, İsrail rejimi ile Özerk Teşkilat arasındaki uzlaşma görüşme sürecinin sonunda Batı Şeria ve Beytül-Mukaddes'te Filistin devletinin kurulmasıyla sonuçlanmasını kabul etmişlerdi. BM Güvenlik Konseyi'nin 242 ve 338 sayılı kararnameleri uyarınca da Siyonist rejimin kayıtsız şartsız şekilde 1967'de işgal edilen topraklardan özellikle Batı Şeria ve Beytül-Mukaddes'in doğusundan çekilmesi gerekiyor. Bu kararnameler, diğer onlarca kararname ile birlikte, Filistin devletinin kurulması için hukuki dayanak teşkil ediyor.

Ancak Siyonist rejim, 1967 savaşının son bulduğu günlerden itibaren, BM Güvenlik Konseyi'nin 242 kararnamesini ihlal etmeye başlayarak, "işgalde işgal" stratejisini takip ederek, 1967 sınırları içindeki toprakların coğrafi ve nüfus dokusunu yerleşim merkezlerini inşa etmek suretiyle değiştirmeye devam etti. Bu yerleşkeler, 2 ayrı güvenlik şeridi halinde Batı Şeria'nın kuzeyinden güneyine kadar uzanıyor ve Batı Şeria'yı parçalamakla birlikte, Kudüs kentini de 4 taraftan kuşatarak, aslında bu bölgeyi Filistinlilerin yaşadığı diğer bölgelerden ayırıyor.

Bu stratejiden amaç, Batı Şeria'nin toprak bütünlüğünü yok etmek suretiyle, Filistin devletinin kurulmasını sınırlı bir alanda bile olsa önlemek ve bu rejimin Kudüs üzerinde sulta kurarak, bu kenti, işgal rejiminin başkenti haline getirmektir.

Yerleşim faaliyetleri, aslında 4 diğer hayati mesele olan göçmenler, su, sınırlar ve Kudüs  meseleyle düğümlenmiştir ve  yerleşim meselesi çözülmeden diğer meselelerin çözüme kavuşması asla mümkün gözükmüyor.

Bu şartlarda, işgal rejimi tarafından yerleşim faaliyetlerinin sürdürülmesi, bu rejimin hiçbir sınır tanımadan, Batı Şeria'da Filistinlilere ait bölgelerin geriye kalan kısmını işgal etmeyi hedefine koyduğunu ve adım adım işgal planını ileri götürdüğünü gösteriyor. İşgal rejimi buna paralel olarak, Filistinli göçmenlerin kendi topraklarına dönmesini engelleyerek, pratikte Filistin devletinin kurulmasını imkansız kalıyor.

Daha önemlisi şu ki, Kudüs'ü Batı Şeria'nın diğer noktalarından ayırmakla, Siyonist rejim Kudüs üzerindeki kontrolünü tamamlamaya ve radikal Siyonistleri, Mescid-i Aksa'nın yerine Heykel'i dikme gibi eskiye dayanan hayallerine vardırmaya çalışıyor.

Bu girişimler ve kararlara tepki olarak da Filistinliler, yeni operasyon dalgasında, yerleşimcileri hedefe koymuşlardır. Siyonist rejimin Batı Şeria'da 4 bin yeni birim inşa etme kararının Filistinlilerin operasyonlarının tırmandırmasına yol açacak ve Batı Şeria ve Beytül-Mukaddes'te Siyonistlere karşı yeni operasyon ve eylemlere sebebiyet verecektir.

parstoday

Yorumlar