Nasrallah Seçim Sonuçlarını Değerlendirdi

Hizbullah Genel Sekreteri, Lübnan seçimlerinin sonuçlarının büyük bir zafer olduğunu belirterek, Lübnan krizinin çözümünün anlaşma ve işbirliği olduğunu ifade etti. 

Görüntülenme: 82 Tarih: 19 Mayıs 2022 12:02
Nasrallah Seçim Sonuçlarını Değerlendirdi

Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, Lübnan'daki 2022 parlamento seçimlerinin sonuçları açıklandıktan sonra yaptığı ilk konuşmada şunları söyledi: 'Seçimlere katılan tüm Lübnanlılara, özellikle direnişe ve müttefiklerine oy verenlere teşekkür ediyorum. Hasta olmalarına rağmen tekerlekli sandalye ile sandık başına gelen tüm hastalara teşekkür ediyorum.

Seçim sürecinin yönetiminde görev alan tüm resmi ve yasal kuruluşlara, yetkililere ve güvenlik güçlerine  teşekkür ederiz. Ayrıca, Direnişe Vefa Partisinde ard arda gelen dönemlerde bulunan ve bu partide değerli ve önemli bir rol oynayan ve eski temsilciler olan iki değerli kardeşimiz Seyyid Nevaf el-Musevi ve Velid Sekriye'ye de içtenlikle teşekkür ediyoruz.

Dil sizlere teşekkür etmekten acizdir. Allah-u Tela'ya bu ülkeye ve Lübnan direnişine en onurlu ve asil insanları bahşettiği için teşekkür ediyorum.

Lübnan halkına ve direnişe hizmet etmek için her türlü çabayı gösterdiği ve bu yoldan asla vazgeçmediği için Lübnan parlamentosu milletvekillerinden Enver Cuma'ya teşekkür ediyorum.'

Seyyid Hasan Nasrallah aynı zamanda Direnişe Vefa Partisine yeni katılan Yanal es-Salah, Mulhim el-Haceri, Raid Baru ve Rami Ebu Handan'ı da tebrik etti ve daha sonra Lübnan halkına hitap ederek şu ifadelede bulundu: 'Ben bu sadık millete diyorum ki, sizler düşmanın açık ve net saldırılarına karşı, direniş ve silahları için istenilen siyasi ve milli güvenliği ve barışı yarattınız ve bu, sizlerin elde ettiği bir başarıdır.

Çok büyük bir sonuç elde edildi ve bu sonuç, direnişe ve onun altın denklemine bağlılığa ve reform ve iç barışı ve halkın hayati ve ekonomik krizlerini çözme önceliğini ve barış içinde bir arada yaşamasını sağlayacak adil bir hükümete ilişkin önceki mesajları yansıtmaktadır.

Bu başarı, Lübnan'daki ekonomik baskı ve krizlerin ardından bize ve direniş müttefiklerine yönelik yaygın psikolojik propaganda saldırılarına ve halkın karşılaştığı tüm tehdit ve yıldırma politikalarına rağmen elde edildi ve düşman istediği sonucu alamadı. Halkın seçimlere geniş çaplı katılımı düşma bir cevaptı ve elde edilen sonuçlar da başka bir cevap oldu.'

Nasrallah, Lübnan direnişinin bu seçimde elde ettiği sonuca değinerek bunu büyük bir zafer olarak nitelendirdi ve şunları söyledi: 'Özellikle bu zaferin elde edildiği koşulları ve bu zaferi önlemek için yapılan harcamaları görünce,

bu büyük zaferden dolayı gurur duyuyoruz.'

Seyyid Hasan Nasrallah seçimler konusunda yaşananlara değindi ve şunları söyledi: 'Bu konu çok önemlidir ve sakin, sorumlu ve dikkatli bir şekilde konuşulup değerlendirilmelidir.'

Hizbullah Genel Sekreteri seçim sonuçlarını analiz ederek şu ifadelerde bulundu: 'Bugün ülkede hiçbir siyasi akım, meclis çoğunluğunu sağladığını iddia edemez ve bugüne kadar kimse böyle bir iddiada bulunmamıştır. Bugün birçok yeni siyasi parti ve hareket ve bağımsız temsilcilerle karşı karşıyayız. Bugün hiçbir grubun çoğunluğu sağlayamaması konusunun Lübnan ve Lübnan halkının çıkarına olması muhtemeldir.

Ülkedeki krizlerin hacmi, parlamenter çoğunluğu sağlasa bile tek bir ekibin çözme gücüne sahip olmadığı finansal, likidite, ekonomik ve geçim krizleridir. Kimsenin çoğunluğa sahip olmaması da herkesin sorumlu olduğu ve kimsenin sorumluluktan kaçamayacağı anlamına gelir ve bu alanda en önemsiz şey sorumluluklara karşı çıkmak gereksiz görüşler sunmaktır.

Nasrallah, konuşmasının devamında siyasi anlaşmazlıklar konusunda sükûnet çağrısında bulunarak şunları söyledi: 'Seçimler bitti ve herkes huzur peşinde olmalıdır. Dünya bir krize doğru gitmektedir ve akaryakıt ve buğday fiyatları yükselmiştir.

Düşmanlar, direnişi ve silahlarını savunmaktan yorulduğumuzu ve teslim olacağımızı düşünüyorlarsa, bunlar yanlış hayallerdir. Siyasi anlaşmazlıklar bizi bir çözüme götüremez.

Lübnan'da ihtiyaç duyulan şey barış ve huzurdur ve halkı ilgilendiren meseleler düşmanlıktan uzak, katılım ve işbirliği ile çözülmelidir.

Bu deneyimin birçok dersi vardır ve herkes kendinin ve müttefiklerinin operasyonel performansını ve bu konudaki söylemini gözden geçirmelidir. Mega Center konusu ciddi bir şekilde ele alınmalı ve gözden geçirilmelidir.'

Hizbullah Genel Sekreteri, seçimin bir diğer sonucunu bazı yalanların ifşası olarak nitelendirdi ve şunları söyledi: 'Seçimden önce, siyasi grubumuza ve bizden önce de Ulusal Özgürlük Hareketine karşı Lübnan'da seçim istemediğimize dair temel bir suçlama yapılmıştı.

Bu konuda söylenen ikinci yalan ise seçimlerin direnişin silahlarının gölgesinede yapılmaya çalışıldığıydı. 2005 ve 2009'da da seçimler yapıldı ve seçimleri bu silahın gölgesinde yaptınız ve bu yıl 2022'de bu silahın gölgesinde yapılan seçimlerin sonuçlarını kutladınız. Bu yalan bugün ortaya çıktı. Yalanlarınızdan utanmanızın vakti gelmedi mi?

İran'ın Lübnan'ı işgal ettiğine dair yalanlar gündeme geliyor ancak ABD büyükelçisinin sandık başına gittiğini görüyoruz ve ABD büyükelçiliği kendisi için bir liste hazırladı ve Suudi büyükelçisi Lübnan'daki en aktif kampanyacılardan biriydi.

Ülkedeki krizler, katılım,işbirliği ve düşmanlıktan kaçınma dışında başka hiçbir şekilde çözülmeyecek, bu yüzden anlaşma ve işbirliğine doğru ilerlemeliyiz.'

Hizbullah Genel Sekreteri, Lübnan seçimleriyle ilgili yaygın yanlışın milletvekili sayısının insan hacmi ile karıştırılması olarak nitelendirdi ve şunları söyledi: 'Lübnan'da bu doğru değildir. Lübnan seçim ve siyasi sistemi mezhepçidir ve daha da kötüsü, seçim bölgelerinin bölünmesi uzman ve bilimsel değildir ve dağılım sürecinde hiçbir kriter yoktur. Çünkü bu Lübnan'daki bazı siyasi liderlerin çıkarlarına dayanıyor.

Seçim yasası, Lübnan'ın mezhepçi yaklaşımlardan ve nispi temsilden uzak tek bir seçim bölgesine dönüştürülmesini temel aldığında ve 18 yaşını doldurmuş kişiler de seçimlere katıldığında meclisteki milletvekili sayısının halkın bir partiye olan sevgi ve desteğinden kaynaklandığı söylenebilir.

Seçimden sonra, mevcut krizlerden en sorumlu olan ve doğrudan büyükelçilikler tarafından desteklenen ve listeleri büyükelçilikler tarafından derlenen akım, tüm bunlara rağmen mecliste iki veya üç sandalye dışında kazanamadı. Lübnan halkının seçimlerde direniş seçeneğini reddettiği iddia ediliyor. Bu nasıl bir küstahlık. Baalbek'deki Amel ve Direnişe Vefa listesindeki adaylar, Üçüncü Güney, el-Zahrani, Sidon, Tire ve el-Zahle'de yarım milyondan fazla oy aldı. Ama sadece birkaç bin oy almış olan sizler, Lübnan halkı adına mı konuşuyorsunuz?

Ben, doğru bir duruş sergilemesine rağmen seçimi kazanamayan arkadaşlarıma, meclis koltuğunun mücadele cephesinin tamamı değil, sadece biri olduğunu söylüyorum. Biliniz ki biz ve seçimi kazanan diğer arkadaşlar sizin temsilciniziz ve yanınızdayız, milletimize ve davamıza sizinle birlikte hizmet ediyoruz.

Özellikle seçimleri adil ve insaflı bir şekilde aktaran medya ve medya kuruluşlarına da teşekkür ediyorum, çünkü medyanın bir kısmı yalancı ve zalimdi.

Müzakere sürecinde elde edilen başarı ne olursa olsun, tüm sözlerimizi yerine getirmek için çaba göstereceğimize ve sahada, hükümet ve iç kurumlarda daha fazla yer alacağımıza ve 40 yıl önce olduğu gibi, özellikle bizimle çalışmış olanlara yardım etmek için hiçbir çabadan kaçınmayacağımıza söz veriyorum.'

Seyyid Hasan Nasrallah, seçim zaferini motosiklete binerek kutlayan bazı kişilere de hitap etti ve şunları söyledi: 'Hepsini bunu bir kenara bırakmaya çağırıyorum. Seçim meselesi bitti ve insanları üzmek için hiçbir sebep yok. Bu yöntemin yayılabileceği ve kışkırtmaya sebep olabileceği güzergâhlar ve yakın şehirlerin bazı bölgeleri var. Oysa biz barış ve huzur istiyoruz.

Havaya ateş etmenin haram olduğunu defalarca söyledim. Mercilerimizin fetvası da bu hususa vurgu yapmaktadır. Çünkü insanların korkmasına ve onlara kötü davranılmasına neden olmaktadır. Bu iki gün içinde, Amel hareketi ve Hizbullah'a atfedilen, silahlı maskeli kişilerin bulunduğu bazı mitingler gördüm, ancak, bu mitinglere kimlerin sızıp ateş açtığını görmek gerekir.'

Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, "Lübnan'da Şiilere yer yok" yönündeki bazı sloganlara değinerek, "Bu sloganların anlamı ne  olabilir ki?" dedi.

rasthaber

Yorumlar