Balfour Bildirisi: Filistin'e Saplanan İhanet Hançeri

2 Kasım Pazartesi Günü Balfour deklarasyonunun yayımlanmasının 103'üncü yıldönümü idi. Balfour Bildirisinin yayımlanmasından 103 yıl sonra şimdi de Britanya'nın Filistin-Siyonist Rejim İsrail sorununda hangi rolü ifa ettiği sorusu akla gelmektedir. 

Görüntülenme: 118 Tarih: 04 Kasım 2020 22:35
Balfour Bildirisi: Filistin'e Saplanan İhanet Hançeri

Britanya, Siyonist Rejim İsrail'in kuruluşuna yardımcı olan  ilk Batılı güçtü.  Bu destek ilk kez  Balfour bildirisinin açıklanması ile  resmen ortaya çıktı.  Balfour bildirisi  2 Kasım  1917'de  Britanya hükümeti destekleri sayesinde sahte Siyonist Rejim İsrail'in  Filistin topraklarında kurulma zeminini hazırladı. 

 Balfour  bildirisi   1917'de Britanya dönem dışişleri bakanı   Arthur James Balfour tarafından   Britanya Avam Kamarası üyesi ve Yahudi kökenli  siyasetçi Walter Rothschild'e yazılan bir mektuptu.  

Bu mektupta  Britanya dönem dışişleri bakanı James Balfour  hükümetinin  Yahudiler için Filistin topraklarında milli bir evin kurulmasına olumlu baktığı  anlatılmıştı. 

Britanya'nın Siyonist Rejime kuruluş döneminde verdiği bu destek  daha sonra da farklı şekillerde devam etti.  Bu çerçevede  Britanya, Siyonistleri silahlandırdı, onları siyasi ve askeri olarak eğitti ve sonuçta yeni kurulan Siyonist Rejimin Filistinliler aleyhinde cinayet işlemelerine neden oldu. Ayrıca  Birleşmiş Milletler Teşkilatı Güvenlik Konseyi'nde  Telaviv aleyhindeki kararların çıkmasını da veto hakkı ile engelledi. 

Bu desteklere rağmen şimdi de önemli olan husus, Filistin'in  Balfour bildirisinden 103 yıl sonra ne durumda olması hususudur. 

 Bugün Filistin  her zamandan daha fazla baskı altındadır.  Bir yandan  Amerika  tamamen Siyonist Rejim İsrail çıkarları lehinde olan ırkçı Yüzyılın Anlaşmasını  tanıtmış bir diğer yandan da  Balfour bildirisinin yayımlanmasından sonra Filistin'i destekleyen  ve dört kez bile Siyonist Rejimle savaşan Arap ülkelerin  İsrail ile normalleşmeye yanaşmaları ve pratikte  Filistin'e desteği bırakmaları ve cinayetlerin hamisine dönüşmeleridir. 

Böyle bir durumda ise Siyonist Rejim İsrail'in Filistinlilere karşı baskıları da epey artmıştır.  Filistinlilerin evlerinin yıkılması, yerleşim alanları inşasının artması, Filistinlilerin öldürülmesi ve yaralanmaları, esirlere karşı işkencelerin artması ve şiddete maruz kalmaları ve de  Gazze Şeridi'nin kuşatılmasının devam etmesi Siyonist Rejimin bugün işlemekte olduğu başlıca cinayetlerdir. 

Burada bir başka önemli husus da   Britanya'nın  Filistin'in mevcut koşullarına yönelik ne tür bir siyaset izlemesidir.  

Tahran'daki Filistin İslami Cihat temsilcisi Nasır Ebuşerif  bu hususta şöyle bir değerlendirmede bulunuyor:"  Britanya görünüşte Yüzyılın Anlaşması planına karşı olduğunu  ve iki devletin kurulmasından yana olduğunu iddia etmiş ancak  İngiltere bu alanda pratik ve gerçekçi bir adım atmamış ve iddiaları hep lafta kalmıştır.  Çünkü  zaten Britanya tüm işleri Amerika'ya devretmiştir. 

Britanya'nın bu siyasetine rağmen  bu ülkede kimi kurumlar ve enstitüler  Londra hükümetine baskı uygulayarak tam olarak Amerika siyasetlerine ayak uydurulmamasını istemişlerdir. Bu çerçevede Londra hükümetinin kimi siyasetlere karşı çıkması ve bağımsız davranması yönünde baskılar söz konusudur.  Bu çerçevede insan haklarını koruyan gruplar, insan hakları kurumları, kimi partiler, üniversite hocaları, siyasi şahsiyetler, kimi edebiyatçılar, düşünürler ve elit isimler de  Siyonist Rejim İsrail'in yaptırımlara tabi tutulmasını istiyorlar.  Buna rağmen  Londra hükümeti  bu tür karşı görüşlere aldırış etmeden hala Siyonist Rejim İsrail'i desteklemeye devam edip bu korsan ve sahte rejimin Filistinlilere karşı cinayet işlemesine yardımcı olmuştur. 

parstoday

Yorumlar