Haaretz gazetesi, Hizbullah’ın geçen hafta çatışmalara dahil olmasından bu yana işgal altındaki Filistin’in merkezine doğru füzeler fırlattığını, Celile bölgesine yönelik aralıksız roket atışları gerçekleştirdiğini ve onlarca insansız hava aracı saldırısı düzenlediğini yazdı. Ayrıca Güney Lübnan’daki İsrail ordusu güçlerini hedef alan gelişmiş tanksavar mühimmatının da kullanıldığı aktarıldı.
Gazete, bu gelişmelerin Hizbullah’ın nispeten gelişmiş askeri kabiliyetlere sahip olduğu yönünde İsrail içinde endişe yarattığını belirtti. Söz konusu kabiliyetlerin, İsrail iç cephesine yönelik hassas hedefleme operasyonlarında ortaya çıktığı ve bunun “önceki kapasite değerlendirmelerini aştığı” ifade edildi.
Şihab'ın haberine göre, aynı bağlamda Walla sitesi, İsrail ordusunun kuzey komutanlığındaki subaylara dayanarak, Hizbullah’a bağlı ve insansız hava araçlarının işletilmesinde uzmanlaşmış “127. Birim”in, ateşkes anlaşması öncesinde aldığı darbelere rağmen kapasitesini yeniden inşa etmeyi başardığı yönünde uyarılar yapıldığını aktardı. Subaylar, söz konusu birimin unsurlarını yeniden Güney Lübnan ve Bekaa bölgesine konuşlandırdığını, bunun da İsrail güçleri için ek bir zorluk oluşturduğunu belirtti.
İsrailli bir yedek subay siteye yaptığı açıklamada, Hizbullah unsurlarının insansız hava araçlarını basit ve esnek yöntemlerle kullandığını söyledi. Buna göre savaşçılar araçlarla hareket ediyor ya da sivillere ait evlerde saklanıyor, ardından depolardan veya araçlarından çıkardıkları insansız hava araçlarının parçalarını birleştirerek binaların altından, zeytinlikler arasında ya da tarım arazilerinde çalıştırıyor. Bu durumun İsrail ordusunun söz konusu araçları takip etmesini zorlaştırdığı ifade edildi.
Subay ayrıca bu yöntemin İsrail ordusu için ciddi bir meydan okuma oluşturduğunu belirterek, tehditle başa çıkmak için yürütülen çabaların bazı sonuçlar verdiğini ancak şu ana kadar yeterli olmadığını dile getirdi.
Yedioth Ahronoth gazetesi ise geçen hafta Hizbullah saldırılarının başlamasıyla bazı İsrailli subayların örgütün “stratejik bir tuzağa düştüğünü” ve onu tamamen ortadan kaldırmak için fırsat doğduğunu düşündüğünü yazdı. Ancak sonrasında yaşanan çatışmaların bu hedefin kolay olmayacağını gösterdiği kaydedildi.
Haberde, Hizbullah’ın Ağustos 2024’teki durumuna kıyasla gerilemiş olmasına rağmen hâlâ göz ardı edilemeyecek askeri kabiliyetlere sahip olduğu ve İsrail’in kuzeyini fiilen iç cephenin hedef alındığı ana sahaya dönüştürdüğü belirtildi. Bu durumun, Hizbullah ile yaşanan çatışmayı İran ile yaşanan çatışma kadar önemli hale getirdiği ifade edildi.
Raporda ayrıca Hizbullah’ın savaşa dahil olmasının İsrail ordusu ve istihbarat kurumlarını büyük zorluklarla karşı karşıya bıraktığı, kaynakların aynı anda iki cephe arasında, yani İran ve Lübnan arasında paylaştırılması gerektiği ve bunun da açık stratejik sonuçlar doğurduğu kaydedildi.
Raporda en önemli sorunun, İsrail ordusu ve siyasi liderliğin Hizbullah’ın silahsızlandırılmasıyla sonuçlanacak gerçek bir askeri operasyon planına sahip olup olmadığı olduğu vurgulandı. Böyle bir savaşın Lübnan içinde geniş bölgelerin işgal edilmesini gerektirebileceği ve aylar hatta yıllar sürebileceği belirtildi.
Rapor, Gazze’deki savaş deneyiminin geniş çaplı bir askeri operasyonun silahlı örgütlerin gerçekten silahsızlandırılmasıyla sonuçlanacağının garantisi olmadığını gösterdiğini belirterek sona erdi. Böyle bir savaşın iki taraf için de ağır can kayıplarına yol açabileceği ve uzun süreli bir çatışma halinde İsrail üzerindeki uluslararası baskının da artabileceği ifade edildi.
www.kudusgunu.com
Siyonist İsrail Mescid-i Aksa'yı 10 Gündür Kapalı Tutuyor
Şeyh Mahir Hammud'tan Önemli Açıklamalar
İmam Hamaney Şehit Oldu
Gazze'ye Dijital Para Tuzağı


