Siyonist Ordunun Güney Lübnan Çıkmazı

Siyonist İsrail askeri kaynakları, Hizbullah’la süren çatışmalar sırasında bu rejim ordusunun yaşadığı varoluşsal krizin yeni boyutlarını ortaya çıkardı. 

Görüntülenme: 42 Tarih: 11 Mayıs 2026 15:46
Siyonist Ordunun Güney Lübnan Çıkmazı

Tesnim Haber Ajansı'nın aktardığına göre, Lübnan cephesindeki hızla değişen saha gerçekleri, çatışmanın niteliğinde niteliksel bir dönüşümü gözler önüne seriyor. Artık savaş yalnızca karşılıklı bombardımanın boyutuyla değil, aynı zamanda direnişin uzun süreli yıpratma temposu dayatma ve düşmanın operasyonel istikrarını bozma kapasitesiyle ölçülüyor.

Hizbullah’ın siyonistler için kurduğu bataklık

El Ahbar gazetesinin haberine göre, bu tırmanış karşısında İsrail medyasında ve askeri-güvenlik kurumları içinde yürütülen tartışmalar, işgal ordusunun Hizbullah’ın bu savaş modelini kontrol altına almaktaki yetersizliğine dair ileri düzeyde bir kaygıyı yansıtıyor. Özellikle direnişin, düşman saldırı ve bombardımanlarına rağmen saldırı temposunu koruyabilen esnek ve dağıtılmış bir insansız hava aracı operasyon sistemi kurduğu yönündeki itiraflar dikkat çekiyor.

Bu tablo yalnızca doğrudan askeri boyutla sınırlı değil; aynı zamanda Tel Aviv ve Washington’un kontrol altına almaya çalıştığı direniş cepheleri arasındaki bağ denkleminin yeniden inşasıyla da bağlantılı. Bu bağlamda İsrail’in kendi değerlendirmeleri bile, Hizbullah’ın mevcut savaşı yalnızca sınırdaki izole bir cephe olarak görmediğini, Lübnan, İran ve İsrail hesaplarının aynı anda iç içe geçtiği açık bir bölgesel çatışmanın parçası olarak değerlendirdiğini gösteriyor.

Bu çerçevede siyonist rejimin Maariv gazetesinin askeri işler analisti Avi Aşkenazi, İsrail siyasi yönetiminin savaş sürecindeki en büyük başarısızlıklarından birinin, ABD’nin İran’la yapılacak ateşkesi Lübnan cephesiyle ilişkilendirmesine izin vermesi olduğunu ve bunun Tahran için büyük bir ödül anlamına geldiğini söyledi.

Aşkenazi, İsrail ordusunun Güney Lübnan’daki saldırılarına ilişkin değerlendirmesinde, İsrail güçlerinin Litani Nehri üzerindeki köprüleri yıkmasının hedeflenen sonucu vermediğini belirtti.

İşgalcilerin Güney Lübnan’daki saha çıkmazı

Siyonist rejim yetkililerine dayandırılan açıklamalarda, su seviyesinin düşmesinin Hizbullah güçlerine köprülere ihtiyaç duymadan geçiş imkânı sağladığı ve bunun Hizbullah’ın ikmal hatlarını açık tuttuğu ifade edildi. İsrail’in şu anda Lübnan’da gerçek bir saldırı inisiyatifinden yoksun sınırlı bir savunma savaşı yürüttüğü ve bu modelin darbe alma ihtimalini artırdığı kaydedildi.

Bu arada İsrail güçlerinin Güney Lübnan’da karşı karşıya bulunduğu derin saha çıkmazının işaretleri giderek artıyor. Özellikle Hizbullah’ın kullandığı saldırı amaçlı İHA’ların etkinliğinin yükselmesi ve bunların İsrail ordusunun konuşlanması ile operasyon planlarında sürekli değişiklik dayatan günlük bir yıpratma unsuruna dönüşmesi dikkat çekiyor.

Bu kapsamda işgal rejiminin Kanal 12 televizyonu, İsrail güvenlik değerlendirmelerinin Hizbullah’ın Güney Lübnan’da yaklaşık yüz kişiden oluşan özel bir İHA operasyon sistemi yürüttüğünü ortaya koyduğunu bildirdi. Haberde, bu kişilerin geleneksel büyük yapılanmalardan uzak, küçük ve dağınık hücreler halinde faaliyet gösterdiği belirtildi.

Öte yandan İsrail ordusundan üst düzey bir subay, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in daha fazla askere acil ihtiyaç duyulduğu ve aksi halde ordunun çökeceği yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi.

İsrail ordusunun yeni asker kabul kapasitesi yok

İsmi açıklanmayan siyonist subay, Kanal 14 televizyonuna yaptığı açıklamada, Zamir’in Dışişleri ve Güvenlik Komitesi’nde yalnızca personel eksikliğine dikkat çektiğini ancak sahadaki gerçekliğin tamamen farklı olduğunu söyledi. Subay, asıl sorunun insan kaynağı eksikliği değil, ordunun mevcut koşullarda binlerce yeni savaşçıyı bünyesine katıp donatamaması olduğunu ifade etti.

Üst düzey siyonist subay şu ifadeleri kullandı: “Orduda personel eksikliği olduğunu söylemek kulağa hoş geliyor ancak gerçekte yeni askerleri kabul edecek bir yolumuz yok. Piyade, zırhlı birlikler ve mühendislik tugayları tam kapasitenin üzerinde çalışıyor.”

Subay, “Atış alanlarımız, konaklama yerlerimiz, yemekhanelerimiz ve hatta savaş ekipmanlarımız bile yetersiz. Eğer şimdi savaş sistemine on binlerce kişiyi dahil etmek zorunda kalırsak mevcut durum buna izin vermez” dedi.

Siyonist subay, bunun yıllardır süren ihmalden kaynaklanan eski bir sistem sorunu olduğuna işaret ederek şöyle konuştu: “Gerçek acı verici. Bugün İsrail ordusunda yaklaşık 30 yıl önceki kadar birlik bulunuyor. Buna karşılık askere alınan nüfus grupları yıllar içinde ciddi şekilde arttı. Bu da güvenlik sistemindeki derin planlama başarısızlığını gösteriyor.”

Aynı subaya göre İsrail güvenlik sistemi nüfusun doğal artışına doğru şekilde hazırlanmadı ve altyapı ile birliklerini artan asker sayısına uygun biçimde geliştirmedi.

Subay sözlerini şu ifadeyle tamamladı: “İsrail ordusundaki personel eksikliği bugün ortaya çıkmış bir sorun değil. Kamuoyu tartışmaları yalnızca kâğıt üzerindeki savaşçı sayısına değil, ordunun derin altyapı sorunlarına odaklanmalı.”

Siyonistlerin özellikle İran ve direnişle yaşanan son savaşın ardından askeri düzeydeki kaotik duruma ilişkin itiraflarının devamında, bu kez işgal ordusu Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ciddi personel eksikliği nedeniyle yedek kuvvetlerin dağılması ve askeri sistemin çökmesi tehlikesine karşı uyarıda bulundu.

Siyonist rejimin Kanal 13 televizyonu, Eyal Zamir’in Knesset Dışişleri ve Güvenlik Komitesi’nin gizli oturumunda ordu için yardım talebinde bulunduğunu bildirdi.

Habere göre Zamir, ciddi insan gücü eksikliği nedeniyle askeri kurumun varoluşsal bir krizle karşı karşıya olduğu uyarısında bulunarak, operasyonların sürdürülmesi ve İsrail askeri sisteminin tamamen çökmesinin önlenmesi için binlerce ek askerin göreve alınmasını istedi.

İşgal rejiminin Kanal 13 televizyonunun askeri muhabiri Or Heller, Genelkurmay Başkanı’nın fiilen komite üyelerine personel açığını kapatmaları için yalvardığını ve üç temel öneri sunduğunu aktardı. Bunlar; zorunlu askerlik süresinin yeniden 36 aya çıkarılması, acil durum emirlerine bağımlılığı sona erdirecek yedek hizmet yasasının düzenlenmesi ve sonuç vermeyen dolaylı yasalar yerine Haredilerin askere alınmasının genişletilmesi oldu.

Eyal Zamir açıklamalarında, ordunun operasyonlarını sürdürebilmesi için daha fazla askere ihtiyaç duyduğunu, gelecekte hizmet süresinde yapılacak herhangi bir azaltmanın ise son derece acil güvenlik ihtiyaçları gölgesinde yedek kuvvetler üzerinde mantıksız bir yük oluşturacağını söyledi.

Bu çerçevede İbranice yayın yapan Israel Hayom gazetesi ile i24 kanalı, Zamir’in Knesset’te yaptığı uyarıları ortaya çıkardı. Zamir bu uyarılarda, yedek ordunun yakın bir çöküş tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.

www.kudusgunu.com

Yorumlar