Halid Kaddumi Türkiye ve Katar'ı Göreve Çağırdı

Hamas temsilcisi Halid Kaddumi, Mısır ve diğer İslami arabulucu ülkeler Katar ile Türkiye'den, Siyonist rejime geçiş noktalarını yeniden açması ve Gazze Şeridi'ne temel gıda ve tıbbi yardımların girişine izin vermesi için baskı yapmalarını istedi. 

Görüntülenme: 26 Tarih: 23 Ağustos 2026 01:47
Halid Kaddumi Türkiye ve Katar'ı Göreve Çağırdı

Hamas temsilcisi Halid Kaddumi, Mısır ve diğer İslami arabulucu ülkeler Katar ile Türkiye'den, Siyonist rejime geçiş noktalarını yeniden açması ve Gazze Şeridi'ne temel gıda ve tıbbi yardımların girişine izin vermesi için baskı yapmalarını istedi.

Qodsna'nın haberine göre, Filistin İslami Direniş Hareketi (Hamas) temsilcisi Halid Kaddumi, Mısır ve diğer İslami arabulucu ülkeler Katar ile Türkiye'den, Siyonist rejime geçiş noktalarını yeniden açması ve Gazze Şeridi'ne temel gıda ve tıbbi yardımların girişine izin vermesi için baskı yapmalarını istedi.

Kaddumi, Qodsna'ya verdiği özel röportajda, "Arap dünyasında önemli bir ülke olan Mısır'dan ve özellikle Filistin meselesiyle bağlantılı olarak beklentileriniz nelerdir? Mısır, Filistin meselesinde şu anda oynadığı role kıyasla daha etkili ve daha büyük bir rol oynayabilir mi?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Gerçek şu ki Mısır, özellikle Şarm eş-Şeyh anlaşmasının imzalanmasının ardından son üç yıl içerisinde büyük bir rol oynadı. Mısır, diğer arabulucu ülkelerle birlikte bir rol üstleniyor ve inşallah bu çabalar iyi sonuçlara ulaşacaktır."

Şunları ekledi: "Mısır gibi büyüklüğü ve konumu itibarıyla önemli, kardeş ve komşu bir ülkeden; ayrıca Türkiye ve Katar'daki kardeşlerimizden ve Filistin halkının tüm dostlarından, geçiş noktalarının yeniden açılması ve Gazze Şeridi'ne gıda ve tıbbi yardımların girişinin sağlanması için Siyonist rejime baskı uygulamak amacıyla uygun ve etkili diplomatik araçları kullanmalarını bekliyoruz."

Tahran'daki Hamas temsilcisi, "Gazze Şeridi'nde on binlerce insanımız bölgenin güvenliğini savunurken şehit oldu, çok sayıda insanın evi yıkıldı. Buna karşılık Siyonist rejim yayılmacılığını sürdürmeye devam ediyor. Netanyahu açıkça işgal altındaki Suriye Golanı ve Güney Lübnan hakkında konuşuyor, Tunus ve Malezya'da terör eylemleri gerçekleştiriyor. Netanyahu insanlığın düşmanıdır ve böyle bir kişi Mısır'ın veya bölgedeki herhangi bir ülkenin dostu olamaz" ifadelerini kullandı.

Kaddumi şöyle devam etti: "Mısır kendi rolünü yerine getiriyor ve biz bu rolünden dolayı teşekkür ediyoruz. Biz her zaman kardeşlerimizden daha büyük ve daha etkili bir rol üstlenmelerini bekliyoruz. Müzakerelerin İsrail tarafına baskı yaparak bu rejimin yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlamasını umuyoruz. Başka bir şey istemiyoruz."

Hamas'ın İran temsilcisi, "Ateşkes anlaşmasının, İsrail askerlerinin çekilmesini, geçiş noktalarının yeniden açılmasını ve gıda, tıbbi ekipman ve malzemelerin girişini öngören birinci aşamasından söz ediyoruz" dedi.

Şunları kaydetti: "Filistin Ulusal Komitesi'nin kurulması Mısırlı kardeşlerimizin önerisiydi. Bu komite, ilgili taraflarla Mısır'da birçok toplantı gerçekleştirdi. Komitenin Gazze'ye girerek Gazze Şeridi'nin yeniden imarı ve Filistin seçimlerinin düzenlenmesine zemin hazırlanması gibi görevlerini yerine getirmesini umuyoruz."

Kaddumi,, Filistin İslami Direniş Hareketi'nin (Hamas) Halil el-Hayye başkanlığındaki üst düzey heyetinin Mısır ziyaretinin sonuçları hakkında ise, "Dr. Halil el-Hayye, Mısır ziyareti sırasında bu ülkenin istihbarat teşkilatı başkanıyla görüştü. Görüşmenin sonuçları resmi açıklamalarla kamuoyuna duyurulacaktır" dedi.

Son dönemde bazı ülkeler (Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan) bölgede bir ittifak kurdu. Filistin'i savunmak amacıyla bölgede bir ittifak kurmaları daha iyi ve uygun olmaz mıydı?" sorusuna Hamas'ın temsilcisi, Qudsna'ya yaptığı açıklamada şu yanıtı verdi:

"Biz Filistin halkı olarak her zaman Filistin'i savunmak amacıyla bu tür ittifakların kurulmasını arzu ediyoruz. Her zaman ümmetten hayır bekliyoruz ve bir gün üzerlerine düşen görevi yerine getireceklerinden umudumuzu kesmiyoruz. Kanaatimce bugün hepimizin sorumluluğunda olan görev şudur: Filistin meselesi adı verilen önemli bir siyasi mesele bulunmaktadır. Her Arap'ın kendi bağımsız devleti, güvenli ülkesi ve hükümeti var. Ancak Filistin halkı hâlâ acı çeken, felaketlerle karşı karşıya olan bir halktır; Müslümanların ilk kıblesi olan Kudüs'ü ve Mescid-i Aksa'yı savunmaktadır. Bu halk, İslam ümmetinin kendisini desteklemek için daha fazla çaba göstermesini hak etmektedir. Evet, biz sadece onlardan beklenti ve umut içinde olduğumuzu söylemiyoruz; çabalarını iki katına çıkarmalarını bekliyoruz ki Filistin de insanlık onuruna ve hak ettiği konuma sahip olabilsin."

www.kudusgunu.com

Yorumlar