Trump'ın Kudüs Kararı Hangi Sonuçları Doğurabilir?

Siyasi gözlemciler, ABD’nin büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşınmasının bölgeyi zor, kapsayıcı ve nihai bir savaşa çektiğini ve bu taşınmanın savaşın anahtarı sayılacağını belirtiyorlar.  

Görüntülenme: 1880 Tarih: 01 Mayıs 2018 02:38
Trump'ın Kudüs Kararı Hangi Sonuçları Doğurabilir?

Qodsna’nın analizine göre, Amerikan başkanı Donald Trump 7 Aralık 2017’de hükümeti, yapılan programa göre başkanın onayıyla Amerikan Büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşımakla görevlendiren bir kanunu imzaladı.
  Donald Trump'ın imzaladığı bu kanun daha önce 1995 yılında Amerikan Kongresi tarafından onaylanmış ancak bu ülkenin hiçbir başkanı onu imzalamamıştı.
  Amerikan Kongresinin 1995 yılında onayladığı yasa, hükümeti Amerikan Büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşımakla görevlendiriyor. Amerikan başkanları geçtiğimiz yıllarda kendi takdirlerini kullanarak her 6 ayda bir bu adımı askıya aldılar.
  Trump, 7 Aralık 2017’de Beyaz Saray’da bu küstah kararın imzalanmasıyla birlikte yaptığı konuşmada şunları söyledi: ‘Önceki Amerikan başkanları Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımayı erteleyerek barış sürecine katkıda bulunacaklarını sanıyorlardı.’
  Amerikan başkanı, önceki başkanların siyasetlerinin barışın sağlanmasıyla sonuçlanmadığını belirterek sözlerine şunları ekledi: ‘Bugün ben Urşalim'i (Kudüs'ü) İsrail'in başkenti olarak tanımanın vaktinin geldiği sonucuna ulaştım.’
  Trump, kanunun imzalanmasından bir ay sonra yaptığı açıklamasında, Amerikan Büyükelçiliğinin Tel Aviv'den Kudüs'e taşınması kanunun icra ediliş tarihi olarak Filistin işgalinin yıl dönümü olan 14 Mayıs 2018 tarihini ilân etti ve son olarak da Trump'ın büyükelçiliğin taşınma törenine özel olarak katılacağı haberi gündeme geldi.
  Ancak uluslararası münasebetleri gölgede bırakan bu yeni gelişmeyi takiben birçok yerden özellikle de İslam Dünyasından bu yasanın uygulamaması için uyarılar yapıldı. Bu karar, Filistin'i yutmak ve dünya Müslümanlarının ilk kıblesi olan Kudüs'ü uluslararası bir komploya kurban etmek olarak değerlendirildi.
  Bu kışkırtıcı yasanın neden bu denli İslam Dünyasının hassasiyetlerini uyandırdığı ve Amerika’nın büyükelçiliğini Beytul Makdis'e taşıması durumunda ne gibi gelişmeler beklememiz gerektiği sorularına cevap bulmaya çalışacağız.  
 Bu sorulara cevap olarak şunları söyleyebiliriz:
* İsrail, Kudüs coğrafyası yönetim alanın genişlemesi bahanesiyle bu bölgenin etrafında ve içinde yerleşim alanlarını arttıracaktır.
* Müzakerelerde mültecilerin geri dönmesi konusu bir kenara bırakılacaktır.
* İsrail bir Yahudi Devleti olarak resmiyet kazanacak.  Bu konuda Avrupa’da bir hareketlilik başladı ve en son Almanya Parlamentosu İsrail'i bir Yahudi Devleti olarak resmen tanıdı.
* Kudüs, Batı Şeria ve 1948 yılından beri İşgal altında olan bölgede demografik yapı değiştirilecektir.
* İsrail bölge dışında izole haldeki Arap Rejimleriyle olan kurumsallaşmış ilişkilerine binaen İran'ı kendi yerine Arapların bir numaralı düşmanı olarak yerleştirecektir.
* Direniş Ekseni Gazze'de şiddetli bir baskıyla karşılaşacaktır.
* Terörle mücadele adı altında Direniş Eksenine karşı Amerika, İsrail ve Araplardan oluşan ve Direniş Ekseni olmaksızın bölgeyi yeniden tanımlama amacı güden bir koalisyon kurulacaktır.
* İran ile diğer dünya ülkeleri arasındaki işbirliği azalacaktır.
* Siyonist Rejim ile mücadele yeni bir merhaleye geçecek ve Gazze, Batı Şeria ve 1948 yılında işgal edilen topraklarda Siyonist Rejime karşı şiddetli bir mücadele başlayacaktır.
* Siyonist Rejim ve Amerika’ya karşı İslam Dünyasında toplumsal tepkiler artacaktır.
* Kudüs'ün BM tarafından işgal bölgesi olarak tanınmasından dolayı bu taşınmanın çok ciddi siyasi ve hukuki sonuçları olacaktır.
* Bölge zor, kapsayıcı ve nihai bir savaşın eşiğine sürüklenecek ve bu taşınma savaşın anahtarı olacaktır.
  Yukarıdaki maddelere ek olarak bu kararın dahili düzeyde Filistin'de, bölgede ve dünyada başka olumlu ve olumsuz getirileri olabilir, özetle aşağıdaki maddelerle buna değinilmiştir:
1) İslam Dünyasının düşünceleri ve bakış açısı İran İslam Cumhuriyeti'ne yakınlaşabilir.
2) Arap ve İsrail yakınlaşması yavaşlayabilir.
3) İsrail’e karşı daha fazla koalisyon dayanışması oluşabilir.
4) Filistin Ulusal Uzlaşı Hükümeti çıkmaza girebilir.
5) Arap Birliği, İslam İş Birliği Teşkilatı ve Müslüman Devletler, İslam Dünyasının kamuoylarını karşısına alabilir.
6) Siyonist Rejim daha da saldırganlaşabilir.
7) Filistin’de silahlı direniş gruplarına sempati artabilir.
8) Bölgede istikrarsızlık artabilir.
9) Amerikan hükümetiyle uluslararası camia arasında ihtilaflar artabilir.
10) Sözde uzlaşı projesi zayıflayabilir ve yeni bir intifada doğabilir.
11) ABD Araplar arasında sözde uzlaşı müzakerelerindeki rolünü kaybedebilir.

kudusgunu.com

Yorumlar